Havalimanı Güvenliğinde Entegre Sistemlere Geçiş Hızlanıyor
Havalimanları ve kritik ulaşım noktaları, modern dünyanın en hassas operasyon alanlarından biri olmaya devam ediyor. Bu alanlardaki güvenlik ve yönetim mimarisi ihtiyacını güvenlik teknolojileri tecrübesiyle Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Burak GÖRMEZ değerlendirdi.
Güvenlik Çok Katmanlı Bir Yapı
Havalimanlarında güvenliğin yalnızca giriş çıkış kontrolünden ibaret olmadığını, çevre güvenliğinden video analitiğe, personel ve araç yönetiminden kritik altyapı sürekliliğine kadar çok katmanlı bir yapı gerektirdiğini söyleyen GÖRMEZ, Antalya, Ankara, Eskişehir Sivrihisar ve Balıkesir Hava Meydan Komutanlığı projeleri ile Batman Havaalanı gibi sahalarda ciddi bir proje derinliği bulunduğunu belirtiyor. IGA İstanbul Havaalanı için gelecek projeksiyonunda entegre tesis güvenlik lisansı, donanım ve video analitik lisansına yönelik bir başlığın da yer aldığını hatırlatan GÖRMEZ, "Havalimanlarında güvenlik, hız ve operasyonel uyum birlikte çalışmak zorundadır" diyor.
Havalimanlarının yalnızca yolcu yoğunluğu değil, kritik altyapı sürekliliği açısından da özel bir dikkat gerektirdiğini vurgulayan GÖRMEZ, bu sahalarda kamera, geçiş kontrol, yangın ve operasyon yönetiminin tek bir sistem mimarisi altında birleştirilmesi gerektiğini söylüyor. Havalimanı projelerinin diğer kritik tesis projelerine kıyasla çok daha yüksek bir operasyonel disiplin gerektirdiğini, çünkü herhangi bir aksaklığın anında geniş çaplı etkiler doğurabileceğini ekliyor. Kritik ulaşım altyapılarında güvenlik sistemlerinin, günün her saatinde kesintisiz çalışması gerektiğini vurgulayan GÖRMEZ, bu sürekliliğin sağlanabilmesi için sahadaki ekiplerin düzenli eğitim ve bakım disiplinine tabi tutulduğunu belirtiyor. Havalimanı gibi yüksek trafikli alanlarda küçük bir gecikmenin bile büyük operasyonel sonuçlar doğurabileceğini sözlerine ekliyor.
Dost Ülkelerden Talep Artıyor
Dost ülkelerden havalimanları ve kritik ulaşım noktalarına yönelik ilgi geldiğinde bunu şaşırtıcı bulmadıklarını söyleyen GÖRMEZ, yurt dışı temaslarında en çok öne çıkan başlıkların entegre güvenlik sistemleri, geçiş kontrol, video yönetim sistemleri, biyometrik doğrulama, yangın algılama ve acil durum altyapıları olduğunu belirtiyor. Giriş çıkış yönetimi, ziyaretçi ve araç geçiş yönetimi, CCTV altyapıları, yüz ve parmak izi biyometrisi, yapay zekâ destekli analiz sistemleri, robotik çözümler ve acil durum müdahale sistemleri gibi birçok katmanda çözüm sunabildiklerini söyleyen GÖRMEZ, bu çok katmanlı yaklaşımın havalimanı gibi karmaşık operasyon alanlarında büyük avantaj sağladığını ekliyor.
Havalimanı projelerinin, bir firmanın gerçek kapasitesini gösteren en net referanslardan biri olduğunu belirten GÖRMEZ, "Bizim farkımız, teknolojiyi göstermek değil; onu sahada sonuç üreten güce dönüştürmektir" sözleriyle konuşmasını tamamlıyor. Bu alandaki taleplerin sadece güvenlik başlığıyla sınırlı kalmadığını, akıllı veri işleme ve operasyon yönetimi konularının da giderek daha fazla gündeme geldiğini sözlerine ekliyor.
Havalimanı gibi hassas sahalarda çalışan kurumların, hem teknik yeterlilik hem de operasyonel disiplin açısından sürekli test edildiğini belirten GÖRMEZ, bu alanda edinilen tecrübenin diğer kritik altyapı projelerine de doğrudan katkı sağladığını söylüyor. Havalimanı projelerinin, şirketin genel proje portföyünün en görünür ve en yüksek standartlı bölümlerinden biri olduğunu ekliyor. Havalimanı projelerinde kamu kurumları ile özel sektör iş birliğinin giderek arttığını belirten GÖRMEZ, bu tür karma projelerin hem finansman hem de operasyon açısından farklı bir yönetim disiplini gerektirdiğini söylüyor. Bu deneyimin, şirketin diğer büyük ölçekli kamu projelerine girme kapasitesini de güçlendirdiğini ekliyor.
Bu tür projelerde saha ekiplerinin, olağan bakım takvimlerinin yanı sıra beklenmedik durumlara karşı da 7/24 hazır tutulduğunu belirten GÖRMEZ, havalimanı gibi alanlarda müdahale süresinin dakikalarla ölçüldüğünü ve bu hızın ancak iyi kurgulanmış bir operasyon disipliniyle mümkün olduğunu vurguluyor. Havalimanı projelerinde edinilen bu tecrübenin, şirketin kritik altyapı alanındaki genel proje yönetim kapasitesini de doğrudan güçlendirdiğini belirten GÖRMEZ, bu birikimin gelecekteki büyük ölçekli projelere de aktarıldığını söylüyor.