Avrasya Ayak Sağlığı’ndan 4 Adımda 65 yaş üstü için ayak bakım rutini
Yaş ilerledikçe ayaklarda ortaya çıkan kuruluk, nasır, tırnak kalınlaşması ve basınç kaynaklı sorunlar, günlük yaşamı doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde küçük bir ayak problemi bile yürümeyi zorlaştırabiliyor. Avrasya Ayak Sağlığı Kurucusu Podolog Elif Demir, “İleri yaşlarda ayak sağlığı yalnızca kişisel bakım meselesi değil, hareket kabiliyetinin korunması açısından da önemli. Düzenli bakım ve erken müdahaleyle birçok sorunun ilerlemesi önlenebilir” dedi.
Yaşlanmayla birlikte cildin nem tutma kapasitesi azalırken tırnakların yapısında da değişiklikler meydana gelebiliyor. Görme güçlüğü, hareket kısıtlılığı ve diyabet gibi kronik hastalıklar ise ayaklarda gelişen sorunların fark edilmesini geciktirebiliyor. Özellikle ayak tabanında oluşan nasırlar, topuk çatlakları ve tırnak problemleri, zamanında müdahale edilmediğinde ağrıya ve yürüme güçlüğüne yol açabiliyor.
Türkiye'nin ilk podologlarından Elif Demir, ileri yaşlarda ayak sağlığını korumak için günlük rutine eklenebilecek dört temel alışkanlığı anlattı.
Ayak bakımında dikkat edilmesi gereken 4 adım
1. Her gün birkaç dakika ayak kontrolü yapın
Ayak tabanında, topuklarda ve parmak aralarında oluşan kızarıklık, çatlak veya küçük yaralar özellikle ileri yaşlarda gözden kaçabiliyor. Diyabet nedeniyle his kaybı yaşayan kişilerde ise bu değişiklikler ağrı hissedilmeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle ayakların her gün kontrol edilmesi, ulaşılması zor bölgeler için ayna kullanılması veya yakınlardan destek alınması öneriliyor.
2. Nemlendirmeyi ihmal etmeyin, ancak parmak aralarına dikkat edin
İleri yaşlarda sık karşılaşılan cilt kuruluğu, özellikle topuklarda çatlak oluşumunu kolaylaştırıyor. Ayakların ılık suyla temizlenmesi, iyice kurulanması ve uygun bir nemlendirici kullanılması cilt bütünlüğünün korunmasına yardımcı oluyor. Parmak aralarının nemli bırakılması ise mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlayabiliyor.
3. Nasırları kesmeyin, tırnakları çok kısa bırakmayın
Kalınlaşan tırnaklar ve sertleşen nasırlar, yaşlı bireylerin evde müdahale etmekte zorlandığı sorunlar arasında bulunuyor. Nasırların makas veya jiletle kesilmesi, özellikle diyabet ve dolaşım bozukluğu bulunan kişilerde ciddi yaralanmalara yol açabiliyor. Tırnakların düz kesilmesi, köşelerinin derin alınmaması ve kalınlaşma durumunda profesyonel destek alınması önem taşıyor.
4. Ayakkabının yalnızca rahatlığına değil, yapısına da bakın
Dar burunlu, sert veya ayağı yeterince kavramayan ayakkabılar belirli bölgelere fazla basınç uygulanmasına neden olabiliyor. Bu durum nasır oluşumunu artırırken yürüyüş konforunu da olumsuz etkileyebiliyor. Parmaklara yeterli alan bırakan, kaymayan ve ayağa uygun ayakkabıların tercih edilmesi öneriliyor.
Ayak ağrısı yürüyüş alışkanlıklarını değiştirebilir
Yaklaşık 20 yıllık mesleki deneyime sahip Podolog Elif Demir, özellikle ileri yaşlarda tekrarlayan ayak sorunlarının yalnızca geçici bakım uygulamalarıyla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Demir, “Nasırın sürekli aynı bölgede oluşması ya da tırnak problemlerinin tekrarlaması, altta yatan farklı nedenlere işaret edebilir. Burada önemli olan yalnızca mevcut şikâyeti gidermek değil, sorunun nedenini belirleyerek kişiye uygun bir bakım planı oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.
Demir, diyabet ve dolaşım bozukluğu bulunan bireylerde iyileşmeyen yaraların gecikmeden hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, düzenli ayak kontrolünün sağlıklı yaşlanmanın önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.